Page 159 -
P. 159

ON DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
                        BASKERVILLE’LERİN KÖPE⁄İ
              S herlock Holmes’ün kusurlarından biri, elbette bu da bir
           kusur sayılırsa, planlarını zamanı gelinceye kadar kimseye
           açmamaktı. Bu, biraz çevresindekilere hükmetmeyi ve onları
           şaşırtmayı seven, filozof gibi görünmek huyundan biraz da
           hiçbir açık kapı bırakmamak için, mesleğinin gerekli kıldığı
           tedbirli olmaktan ileri geliyordu. Ama bu onun adına çalışan
           ajan ve yardımcıları için, bazı zorluklar yaratıyordu. Bu yüz-
           den, çok çekmiştim ama karanlıktaki o uzun yolculuğumuzda
           başımıza gelenleri hiç unutmadım. Bakalım daha neler göre-
           ceğiz; nihayet son hamleyi yapacaktık fakat Holmes yine de
           izleyeceği yol hakkında bir şey söylemiyordu ancak tahmin
           yürütebiliyordum. Soğuk rüzgâr yüzümüze çarpınca ve yolun
           iki yanındaki karanlık boşlukları görünce sonunda yeniden
           bozkıra döndüğümüzü anlayıp içim titredi. Atların her ileri
           atılışı, tekerleklerin her dönüşü, bizi büyük maceramıza
           doğru yaklaştırıyordu.
              Arabayı kiralamıştık; arabacının yüzünden rahat konuşa-
           mıyorduk, heyecanlıydık ve sinirlerimiz gergindi ama buna
           rağmen havadan sudan söz ediyorduk. Bu gereksiz gerilimden,
           Frankland’ın evini geçtikten sonra kurtuldum, Hall’e, oynanacak
           olan oyunun sahnesine yaklaşmıştık. Kapıya kadar gitmedik ve
           caddeye açılan bahçe kapısının yanında indik. Arabacıya para-

                                                              159
                                                              159
   154   155   156   157   158   159   160   161   162   163   164