Page 73 -
P. 73

.     ..    .
                                                     -
                               ville'lerin k
                     basker
                     baskerville'lerin kopegi
                                               opegi
              “Üzgünüm, bu sorunuzun cevabını veremeyeceğim.”
              “Kendileri acaba buraya gelecekler mi?”
              “Şimdilik şehirden ayrılacak gibi değil. Çözmesi gereken
           başka olaylar var.”
              “Yazık! Bize karanlık gelen şeyi aydınlatabilirdi belki. Sizin
           kendi araştırmalarınıza gelince, herhangi bir şekilde size yar-
           dımım dokunabilirse emrinizdeyim. Şüphelerinizin ne tarafa
           yöneldiği hakkında, ya da ne gibi bir yol takip edeceğinizi
           bilseydim, şimdi bile yardım edebilirdim.”
              “Dostum Sir Henry’ye sadece konuk olarak geldim. Ve, bu
           işle hiç ilgilenmiyorum. Bu yüzden hiçbir şekilde yardıma
           ihtiyacım olmadığından emin olabilirsiniz.”
              “Çok güzel!” dedi Stapleton. “Tedbirli ve sıkı ağızlı olmakta
           tamamıyla haklısınız. Gereksiz yere işe burnumu soktuğum
           için beni bağışlayacağınızı umarım. Bir daha da bu konuyu
           açmayacağıma söz veriyorum.”
              Dar, çimenli bir patikanın yoldan ayrılıp bozkırdan kıvrı-
           larak gittiği noktaya gelmiştik. Sağ tarafta sarp kayalıklı bir
           tepe vardı, bir zamanlar granit ocağı olmalıydı. Bize doğru
           olan yanı, oyuklarında böğürtlen ve eğreltiotlarıyla kaplı olup
           kapkara bir kayadan ibaretti. Uzakta yüksek bir yerden gri bir
           duman yükseliyordu.
              “Bu bozkır patikasından giderseniz çok geçmeden Merripit
           Köşkü’ne varırsınız.” dedi. “Bir saatinizi ayırabilseydiniz, sizi kız
           kardeşimle tanıştırmaktan mutluluk duyardım.”
              İlkin Sir Henry’nin yanında olmam gerektiğini düşün-
           düm. Ama çalışma masasının üstündeki deste deste evrakları
           hatırladım. Çalışmasında ona yardım edemezdim. Holmes de
           bozkırdaki komşuları incelememi özellikle istemişti. Stapleton’ın
           davetini kabul ettim ve birlikte patikadan aşağı inmeye başladık.
              “Çok hoş bir yer şu bozkır.” dedi. Dalgalanan çayırlar üstünde
           hayalî dalgalar hâlinde köpüren, çentikli granit tepeleri olan

                                                              73
                                                              73
   68   69   70   71   72   73   74   75   76   77   78