Page 20 - TÜRK İSLAM MEDENİYETİ TARİHİ
P. 20

4                                                   Giriş

                                                         miştir. Fakat 1890’da civilisation kelimesinin manası daha geniş-
                                                         lemiş ve biraz daha değişik bir anlam kazanmıştır. Bu çerçevede
                                                         civilisation kelimesine; “İnsanlığın ahlâk, fikir ve içtimaî hayat
                                                         bakımından ilerlemesi” manası yüklenmiştir.

                                                            Bu  açıklamalar  bize;  insanların  ya  da  insanlığın  ilkel  ya-
                                                         şayıştan kurtularak toplu yaşayışı benimsemesiyle birlikte mede-
                                                         niyet dairesi içine girmiş olduklarını göstermektedir.

                                                            Sosyal Hayat-Medeniyet İlişkisi
                                                            İbn  Haldun’a  göre;“Göçebelik, şehirlerin ve medenî hayatın
                                                         aslıdır  ve  bütün  insanların  yerleşik  hayat  yaşamadan  önce  ya-
                                                         şadıkları ve geçirdikleri bir devredir. Zira kişi, zorunlu olan ih-
                                                         tiyaçlarını temin ettikten sonra hayatta refah ve zenginliği iste-
                                                         mekte ve aramaya başlamaktadır.”
                                                            Anlaşılacağı üzere, İbn Haldun, bu açıklamasıyla; bize göçe-
                                                         beliğin,  şehrin  ve  medenî  yaşayışın  aslı  ve  temeli  olduğunu
                                                         ve“şehir ahalisinin çoğunun o şehrin etrafından gelen göçebe ve
                                                         köy ahalisinden meydana geldiği”ni söylemektedir.
                                                            Yine  bu  açıklamasıyla  İbn  Haldun,  medeniyetin,  toplu  ya-
                                                         şayışla  gerçekleştiğini;  yani,“İçtimaî  hayatın  (sosyal  hayatın)
                                                         insanlar  için  bir  zarûret  olduğunu;  filozofların  da  bu  gerçeği;
                                                         “İnsan tab’an medenîdir”sözüyle ifade ettiklerini belirtmektedir.
                                                         Ona göre, filozoflar bu sözleriyle,“İnsan için, toplum hâlinde bir
                                                         hayat yaşamak, tabiî bir ihtiyaçtır.” demektedirler.
                                                            İşte  bu  gerçekten  hareketle;  Filozoflar,  insanların  toplanarak
                                                         bir  arada  yaşadıkları  yere  “medine”  adını  vermişlerdir.  İbn
                                                         Haldun, Umran’nın da, bu şekilde meydana geldiğini söyler.
                                                            Nitekim  İbn  Haldun  bu  çerçevede,  umran’ı  şöyle  açıklar:
                                                         Umran;  “bir kavmin yaptıklarının ve vücuda getirdiklerinin ta-
                                                         mamı, bütünü, ictimaî ve dinî düzen, âdetler ve inançlardır. Um-
                                                         ran, aynı zamanda tarihi ve insanı bütün olarak ifade eden bir
   15   16   17   18   19   20   21   22   23   24   25