Page 22 - TÜRK İSLAM MEDENİYETİ TARİHİ
P. 22

6                                                   Giriş

                                                         birinci derecede manevî ilerlemeye ve güzel ahlâka hizmet eder.”
                                                         der.
                                                            Buraya  kadar  verdiğimiz  tarif  ve  açıklamalardan,  her  insan
                                                         topluluğunun, az veya çok zengin, kendine göre bir medeniyete
                                                         sahip olduğu anlaşılmaktadır. Medeniyetin günümüzde kazandığı
                                                         mânâ  ve  kültür  ile  medeniyet  arasındaki  yakınlığa,  münasebete
                                                         geçmeden  önce,  kanaatimizce  medeniyetin  dilimizdeki  kul-
                                                         lanılışının  tarihçesine  kısaca  göz  atmamız  herhâlde  yararlı  ola-
                                                         caktır.

                                                            Bu  maksatla  literatürü  araştırdığımızda,  Mustafa  Reşit  Pa-
                                                         şa’nın, Fransa’da görevli bulunduğu sırada (1834) yazdığı resmî
                                                         yazılarında, “civilisation” kelimesini, Türkçeye “terbiye-i nâs ve
                                                         icrây-ı nizâmât” (insanların eğitimi ve düzenin sağlanması) şek-
                                                         linde  çevirdiğini  görmekteyiz.  Daha  sonra  bu  kelime,  aynı
                                                         mânâyı karşılamak üzere Osmanlı Türkçesine medeniyet olarak
                                                         geçmiş, ancak dönemin yazarları bu kelimeyi değişik mânâlarda
                                                         kullanmışlardır.
                                                            Nitekim bu çerçevede, tarihçi Ahmet Cevdet Paşa da mede-
                                                         niyet kavramına, İbn Haldun’a yakın bir anlam vererek kullanmış
                                                         ve  onu  “ihtiyâcât-ı  beşeriyeyi  tahsil,  kemâlât-ı  insâniyeyi  tek-
                                                         mil” (insanlığın ihtiyaçlarını karşılama, onların olgunlaşmalarını
                                                         sağlama) şeklinde tarif etmiştir. Anlaşıldığına göre, o, medeniyeti
                                                         bu şekilde tanımlamak suretiyle onun; 1- ister maddî, isterse ma-
                                                         nevî  olsun,  insanlığın her türlü ihtiyaçlarının karşılanması ,  2-
                                                         İnsanın ahlâk, zekâ ve ruh bakımlarından olgunlaştırılması, gibi
                                                         iki ana yönünün bulunduğunu vurgulamak istemiştir.

                                                            Medeniyetin Günümüzde Kazandığı Mânâ
                                                            Birçok kavram ve kelime gibi, medeniyet sözcüğü de değişik
                                                         tariflere konu olmuştur. Bazı yazarlara göre medeniyet sözcüğü-
                                                         nün yirmi çeşit tanımı yapılmıştır.
   17   18   19   20   21   22   23   24   25   26   27