Page 10 - 9786259895222
P. 10
ÖMER SEYFETTIN
PERİLİ KÖŞK
Sermet Bey döndü, arkasındaki bekçiye:
– İşte bir boş köşk daha, dedi.
Küçük bir çam ormanının önünde beyaz, şık bir bina,
mermerdenmiş gibi göz kamaştıracak derecede parlıyordu.
İçinde yabani otlar bürümüş bahçesinin demir kapısında
büyük bir “Kiralıktır” levhası asılıydı. Bekçi başını salladı:
– Geç efendim, geç! Orası size gelmez.
– Niçin canım?
– Demin gösterdiğim evi tutunuz. Küçük ama çok
uğurludur. Kim oturursa senesinde erkek çocuğu dünyaya
gelir.
– On iki kişi nasıl sığarız beş odaya? Buraya bakalım,
buraya... Tam bize göre...
Bekçi tekrar kesin bir işaretle:
– Burada oturamazsınız efendim, dedi.
Sermet Bey, gözünü köşkten alamıyordu. Her tarafında
geniş balkonları vardı. Temellerinin üzerine yaslanmış
sanılacaktı. Kuluçka yatan beyaz bir Nemse tavuğu gibi
yayvandı. Yirmi senedir, çoluğa çocuğa kavuşalıdan beri
hep böyle bir yuva tahayyül ederlerdi. Sinirli bir tavır ile:
– Niçin oturamayız, diye sordu.
– Efendim, bu köşkte peri vardır.
– Ne perisi?
11

