Page 9 - 9786259895222
P. 9
KAŞAĞI
– Ne söyleyeceksin?
– Kaşağıyı ben kırmıştım, onu söyleyeceğim.
– Hangi kaşağıyı?
– Geçen seneki. Hani babamın Hasan’a darıldığı... Lafımı
tamamlayamadım. Derin hıçkırıklar içinde boğuluyordum.
Ağlaya ağlaya Pervin’e anlattım. Şimdi babama söylersem,
Hasan da duyacak, belki beni affedecekti.
– Yarın söylersin, dedi.
– Hayır şimdi gideceğim.
– Şimdi baban uyuyor, yarın sabah söylersin. Hasan da
duyar. Onu öpersen, ağlarsan seni affeder.
– Pekâlâ!
– Haydi şimdi uyu!
– ...
Sabaha kadar gene gözlerimi kapayamadım. Hava
henüz ağarırken Pervin’i uyandırdım. Kalktık. Ben içimdeki
zehirden azabı boşaltmak için acele ediyordum. Yazık ki,
zavallı masum kardeşim o gece ölmüştü. Sofada çiftlik
imamıyla Dadaruh’u ağlarken gördük. Babamın dışarıya
çıkmasını bekliyorlardı.
10

