Page 109 -
P. 109
. .. .
-
basker ville'lerin k opegi
baskerville'lerin kopegi
da garip bir varlık gördüklerini söyleyen köylülerin anlattığı
hikâyeler. İki kere kendi kulaklarımla duydum. Uzaktan gelen
köpek ulumasına benzer bir çığlık. Doğanın normal yasalarının
dışında olması imkânsız ve inanılmayacak bir şey. Yerde ayak izi
bırakan, havayı ulumasıyla yankılatan bir köpek, kesinlikle hayalî
olamaz. Stapleton ve Mortimer buna inanabilir ama dünyada
en çok güvendiğim bir şey varsa o da sağduyumdur. Ben, böyle
bir şeye hiçbir zaman inanamam. İnanmak demek, zavallı,
cahil köylülerin seviyesine inmek demektir. Bu cahil insanlar
sıradan vahşi bir köpekle yetinmeyip, ağzından ve gözlerinden
cehennem ateşi fışkırtan bir köpek hayal ediyorlar. Holmes böyle
hayallere inanmaz, ben de onun dostuyum. Gerçek gerçektir,
bu ulumayı iki kere duydum bozkırda. Oralarda dolaşan dev bir
köpeğin olduğunu kabul etmek, her şeyi anlatırdı. Ama böyle
bir köpek nerede saklanabilir, yiyeceğini nereden bulur, nereden
gelmiştir, nasıl oluyor da gündüz vakti ortaya çıkmıyor? Elbette
açıklaması ortaya, öteki kadar zorluklar çıkarıyor. Üstelik, bu
işin içinde Londra’daki şüpheli kişinin parmağı da olabilir.
Arabadaki esrarengiz adam, Sir Henry’ye gelen ihbar mektubu.
Hiç olmazsa bu gerçek. O dost veya düşman olan kişi, şimdi
nerede? Londra’da mı kaldı, yoksa peşimizden buraya mı geldi?
Kayalıkların tepesinde gördüğüm yabancı, o esrarengiz adam
olabilir mi?
Onu bir kere gördüğüm doğru ama yine de çok iyi emin oldu-
ğum bir şey var ki o adam burada görmüş olduğum kimselerden
değil. Bütün komşuları çok iyi tanıyorum. Boyu Stapleton’dan
daha uzun, Frankland’dan çok daha inceydi. Barrymore olabi-
lirdi ama onu arkamızda bırakmıştık, bizi izleyemeyeceğinden
de eminim. Demek ki bir yabancı ve bizi takip ediyor. Tıpkı
Londra’daki yabancının bizi izlediği gibi. O adamı yakaladığımız
takdirde, çözülmesi güç olaylara son vermiş olacağız. Bütün
109
109

