Page 104 -
P. 104
Sherlock Holmes
Sherlock Holmes
“Watson.” dedi Sir Henry. “Bir köpek sesiydi bu.”
Kanım damarlarımda donmuştu. Ani korkudan sesimin
değiştiğini fark ettim.
“Bu sese ne diyorlar?” diye sordu.
“Kim?”
“Köylüler.”
“Onlar cahil kimseler. Ne dediklerinden size ne?”
“Söyle Watson. Ne diyorlar?”
Durakladım ama sorudan kaçamadım.
“Baskervillelerin köpeğinin sesi diyorlar.”
Homurdandı, sonra bir süre sustu.
“Bir köpekti.” dedi sonunda. “Ama sesi sanki kilometrelerce
uzaktan geliyordu, şu taraftan sanıyorum.”
“Tam olarak nereden geldiğini kestirmek güç.”
“Rüzgârla yükselip alçalıyordu. Grimpen Bataklığı tarafı
değil mi?”
“Evet.”
“Evet, evet, oradan geliyordu. Watson, sen ne dersin? Bir
köpek uluması değil miydi bu? Ben çocuk değilim. Gerçeği
söyle, neydi o?”
“Bu sesi ilk duyduğumda, Bay Stapleton ile beraberdik. Garip
bir kuşun sesi olabileceğini söyledi.”
“Hayır hayır bu bir köpek sesiydi. Aman Tanrım bu hikâyeler
gerçek mi yoksa? Böylesine karanlık bir sebepten, tehlike içinde
miyim ben? Sen bunlara inanmıyorsun değil mi Watson?”
“Hayır, hayır.”
“Ama Londra’da başkaydı, o zaman gülebiliyorduk ama
burada, bozkırın karanlığında böyle bir ulumayı duymak dehşet
verici bir şey. Zavallı amcam. Yattığı yerin yanında köpeğin
ayak izleri varmış. Hepsi tutuyor. Watson, korkak olduğumu
sanmıyorum ama şu ses kanımı dondurdu. Bak tut elimi.”
104
104

