Page 138 -
P. 138
Sherlock Holmes
Sherlock Holmes
“Eğer bu kadın gerçekten karısıysa, Bayan Laura Lyons’ın,
bu işte rolü ne peki?” diye sordum.
“Bu, senin araştırmalarının aydınlattığı noktalardan
biri. Kadınla yaptığın görüşme, durumunu ortaya çıkar-
dı. Kocasıyla arasında herhangi bir boşanma düşünüldüğünü
bilmiyordum. Durum böyleyse, Stapleton’ı bekâr olarak ele
alırsak, demek ki karısı olmayı hayal ediyordu.”
“Hayal kırıklığına uğrayınca ne olacak?”
“Kadın o zaman işimize yarayacak. Yarın ilk işimiz onu
görmek olsun. Watson, şu an olman gereken yerden uzun süre
ayrıldın gibi geliyor, ne dersin? Bence, hemen dönsen iyi olur.”
Son kırmızı çizgiler de batıda solmuş, gece bozkırın üstüne
çökmüştü. Lacivert bir gökte, tek tük sönük yıldız parlıyordu.
“Bir sorum daha var Holmes.” dedim ayağa kalkarak.
“Öğrenmemde bir sakınca yok sanırım. Bütün bunlardan amaç
ne, nedir tüm bunlar?”
Holmes alçak sesle cevap verdi:
“Cinayet Watson, iyi pânlanmış, kasıtlı cinayet. Başka soru
sorma. Onun ağı Sir Henry’nin üstüne kapanırken, benimki de
onun üstüne kapanıyor ve senin yardımınla da hemen hemen
avucumun içinde gibi. Bizim için bir tek tehlike var sadece.
Biz hazır olmadan, adamın harekete geçmesi. Bir gün daha,
en fazla iki gün sonra, iş tamam olacak ama o zamana kadar,
acı çeken çocuğuna şefkatle bakan bir anne gibi, iyi bak Sir
Henry’ye. Buraya gelmekte belki haklıydın ama yanından hiç
ayrılmasaydın daha iyi olurdu. O da ne!”
Müthiş bir çığlık, uzun, dehşet dolu bir çığlık yükseldi boz-
kırın sessizliğinden.
“Tanrım!” diye bağırdım, soluğum kesilmişti. “Nedir bu?
Ne olabilir?”
138
138

