Page 69 -
P. 69
. .. .
-
basker ville'lerin k opegi
baskerville'lerin kopegi
“Evde sadece iki kadın var Sir Henry.” diye cevap verdi. “Biri
kiler hizmetçisi, evin öteki kanadında yatar, diğeri karım, sesin
de ondan gelmediğine eminim.”
Yalan söylemişti çünkü tesadüfen kahvaltıdan sonra uzun
koridorda Bayan Barrymore ile karşılaştım, güneş vurmuştu
yüzüne. İri yarı, duygusuz, iri çizgili ağzında yerleşmiş ciddi
bir ifade olan bir kadındı. Ama kendini ele veren gözleri kıp-
kırmızıydı ve ağlamaktan şişmiş gözkapaklarının altından
bana bakıyordu. Gece ağlayan oydu demek, ağladığına göre
de kocasının haberi olması gerekirdi. Ama ortaya çıkmış olan
bir şeyi saklamıştı. Adam bunu niye yapmıştı ve karısı neden
bu denli hıçkırarak ağlamıştı? Bu soluk yüzlü, yakışıklı, kara
sakallı adamın çevresini esrar ve karanlık bir hava sarmaya
başlamıştı. Sir Charles’ın cesedini bulan ilk o olmuştu, yaşlı
adamı ölüme sürükleyen şartlar hakkında tüm bilinenler sadece
onun sözlerine dayanıyordu. Acaba Regent Street’deki arabanın
içindekinin Barrymore olmasının imkânı var mıydı? Sakal onun
sakalı olabilirdi. Arabacı daha kısa boylu bir adam, tarif etmişti
ama edindiği izlenimde yanılmış olabilirdi. Nasıl çözmeliydi bu
işi? Herhâlde yapılması gereken ilk iş, Grimpen posta müdürü-
nü görüp, telgrafın Barrymore’un kendi eline gerçekten teslim
edilip edilmediğini anlamaktı. Cevap ne olursa olsun, Sherlock
Holmes’e yazabileceğim bir şey olurdu hiç olmazsa. Sir Henry
kahvaltıdan sonra birtakım evrakı gözden geçirmek üzere
oturdu. Yolculuğa çıkmanın tam zamanıydı. Bozkırın kenarı
boyunca dört millik güzel bir yürüyüş, beni, küçük, gri bir
köye getirdi. Burada diğerlerinden daha yüksek olan iki büyük
bina vardı. Birinin han, ötekininse Doktor Mortimer’in evi
olduğunu öğrendim. Aynı zamanda köyün bakkallığını yapan
posta müdürü, telgrafı iyi hatırlıyordu.
“Elbette efendim.” dedi. “Söylendiği gibi Bay Barrymore’a
telgrafı teslim ettirdim.”
“Kim teslim etti?”
69
69

