Page 68 -
P. 68
YEDİNCİ BÖLÜM
MERRIPIT KÖŞKÜ’NDEKİ STAPLETONLAR
S abahın taze güzelliği, Baskerville Hall’ün üstümüzde
bıraktığı karanlık ve gri karamsar havayı biraz sildi. Sir Henry
ile kahvaltıya oturduğumuzda, güneş ışığı yüksek tirizli pen-
rcerelerden, üstlerini kaplayan armaların renklerini sulu boya
gibi etrafa yansıtıyordu. Siyah tahta kaplamalar, altın ışıklar
altında tunç gibi parlıyordu. Dün gece, ruhlarımızı karanlığa
bürüyen o odanın, bu oda olduğunu düşünmek güçtü.
“Galiba suç evde değil, bizde!” dedi Genç Baskerville.
“Yolculuk bizi yormuştu, üşümüştük, onun için burası bizde
karamsarlık yarattı. Şimdi iyice dinlenip, gücümüzü yeniden
topladık, neşemiz de yerine geldi.”
“Evet, mutlaka öyle olmalı fakat dün gece, beni rahatsız eden
başka bir şey oldu.” diye cevap verdim. “Mesela, siz geceleyin
hıçkırarak ağlayan bir kadın sesi duydunuz mu?”
“Ah, evet. Yarı uykulu bir hâlde ona benzer bir şey duy-
dum. Bir süre dinledim, bir daha duymadığım için hayal oldu-
ğuna karar verdim.”
“Ben çok net duydum. Bir kadın hıçkırığı olduğundan emi-
nim.”
“Bunu hemen öğrenmeliyiz.” dedi ve zili çalıp, Barrymore’a
duyduğumuz ses hakkında bir şey bilip bilmediğini sordu.
Efendisini dinlerken, uşağın soluk yüz çizgilerinin daha bir
sarardığını görür gibi oldum.
68
68

