Page 93 -
P. 93
. .. .
-
baskerville'lerin kopegi
basker ville'lerin k opegi
değişiklikler olacak. Plymouth’dan dekoratör ve döşemeciler
geldi. Dostumuzun para harcamak niyetinde olduğu belli, aile-
sinin itibarını yeniden kazandırmak için zahmet ve masraftan
kaçınmayacağı belli. Ev elden geçip, yeniden döşenince, tek
eksiği güzel bir kadın olacak. Söz aramızda, Sir Henry, eğer
bir eş isterse, bunu bulmakta pek zorluk çekmeyecek çünkü o,
güzel komşumuz Bayan Stapleton’a âşık gibi. Ama gerçek aşkın
gerektirdiği hareketler yok. Mesela bugün aradan bir kara kedi
geçti, dostumun canını epey sıktı ve çok telaşlandı.
Barrymore hakkındaki görüşmemizden sonra Sir Henry,
şapkasını giyip dışarı çıkmaya hazırlandı. Elbette, ben de arka-
sından.
“Ne o, sen de mi geliyorsun Watson?” diye sordu bana garip
garip bakarak.
“Bozkıra mı gidiyorsunuz?” diye sordum.
“Evet.”
“Aldığım direktifi biliyorsunuz. İşinize karıştığım için özür
dilerim ama Holmes’ün, sizi yalnız bırakmamamı ve özellikle
bozkıra yalnız gitmemenizi ısrarla söylediğini biliyorsunuz.”
Sir Henry elini omuzuma koydu, gülerek:
“Dostum.” dedi. “Holmes, bütün zekâsına ve tecrübesine
rağmen, bozkıra geldiğimden beri meydana gelen olayları tah-
min edemedi. Anlıyorsunuz ya, işleri bozan bir adam olmadı-
ğınızdan eminim.”
Böyle davranması beni çok zor durumda bırakıyordu, ne
yapacağımı, ne söyleyeceğimi bilemiyordum. Ben daha kararımı
vermeden, bastonunu alıp evden çıkmıştı bile. Ama sonra vic-
danımla hesaplaştığımda, onu gözden kaybetmenin kesinlikle
doğru bir hareket olmadığına karar verdim. Sana, talimatını
dinlemediğimden dolayı kötü bir olayın meydana geldiğini itiraf
edecek olsaydım, ne duruma düşeceğimi tahmin ediyorum.
Emin ol, bunun düşüncesi bile yanaklarımı kızartıyor. Aradan
93
93

