Page 96 -
P. 96
Sherlock Holmes
Sherlock Holmes
“İnsan şu çayırın ortasını yalnız kalınabilecek, güvenli bir yer
sanır.” dedi. “Aman Tanrım, bütün çevre halkı sanki benim aşkı-
mı görmeye çıkmış, şaşılacak bir durum doğrusu! Neredeydin?”
“Şu tepede.”
“Oldukça geride?” dedi. “Ama kardeşi epey öndeydi. Bize
doğru gelişini gördün mü?”
“Gördüm.”
“Kardeşinin deli olabileceği aklına geldi mi?”
“Pek sanmıyorum.”
“Sen öyle bil. Ben de bugüne kadar aklı başında sanırdım
ama ya o, ya ben, ikimizden birinin deli gömleği giymesi
gerek. Neyim var benim? Birkaç haftadır benimle kalıyorsun
Watson, açık söyle, sevdiğim kadına kocalık yapamayacak biri
miyim?”
“Yok canım.”
“Servetime de bir şey diyemez. Demek beni beğenmiyor.
Bana karşı olmasının nedenini anlamıyorum? Kadın olsun erkek
olsun, hayatımda kimseyi incitmedim, yine de kız kardeşinin
parmaklarının ucuna dokunmamdan bile çekiniyor. Evet. Dahası
da var. Bak Watson, kızı tanıyalı birkaç hafta oldu ama onu ilk
gördüğümde benim için yaratılmış olduğunu fark ettim, o da
yemin ederim benimle birlikte olduğu zaman çok mutlu. Bir kadı-
nın gözlerinde, sözden daha güçlü ışık vardır. Ama hiç başbaşa
bırakmadı bizi, bugün ancak kendisiyle daha çok konuşabildim.
Benimle buluştuğu için çok memnundu fakat aşk hakkında
konuşmuyordu, benim konuşmamı da engellemeye çalışıyor-
du. Durup durup, buranın çok tehlikeli olduğundan bahsediyor.
Ben buradan ayrılmadıkça, içinin rahat etmeyeceğini söylüyor.
Ona, seni tanıdıktan sonra, buradan ayrılmam mümkün değil
dedim. Gerçekten gitmemi istiyorsan sen de bir yolunu bulup
benimle beraber gel dedim. Ona evlenme teklif ettim ama cevabı-
nı veremeden, kardeşi deli gibi koşarak geldi yanımıza. Öfkeden
96
96

