Page 97 -
P. 97
. .. .
-
baskerville'lerin kopegi
ville'lerin k
opegi
basker
yüzünün rengi atmıştı, gözleri ateş saçıyordu. Kız kardeşiyle ne
yapıyor muşum? Kendisine iğrenç gelen bu tarz yaklaşmalara,
nasıl cesaret ediyor muşum? Sir olmakla istediğimi yapabilece-
ğimi mi sanıyor muşum? Kızın kardeşi olmasaydı haddini bildi-
recektim. Kendisine kız kardeşine duyduğum hislerin utanılacak
bir şey olmadığını ve karım olmak şerefini bana bağışlayacağını
ümit ettiğimi söyledim. Bir şey değişmeyince, ben de kendimi
tutamadım, biraz sert konuştum. Kız kardeşinin yanında, belki o
kadar sert konuşmamalıydım. Böylece, birlikte gittiler gördüğün
gibi; bu bölgede şu anda benden daha şaşkınını bulamazsınız.
Nedir bütün bunlar Watson? Söylersen hayatımın sonuna kadar
sana minnettar kalacağım.”
Bir açıklama yapmaya çalıştım ama doğrusu ben de şaşırmış-
tım. Dostumuzun ünvanı, serveti, yaşı, huyu, görünüşü hepsi
iyiydi ve ailenin üstüne çöken talihsizlikten başka karşı çıkılacak
herhangi bir nokta göremiyorum. Kızın kendi fikrini sormadan
böyle hayır cevabı verilmesi ve kızın da bir şey demeden buna
boyun eğmesi insanı şaşırtıyor. Bununla beraber Stapleton o
gün öğleden sonra bizi ziyarete geldi. İçimizi rahatlattı. Sabahki
kabalığı için özür diliyordu. Sir Henry çalışma odasında, özel
bir görüşme sonunda işlerin düzeldiğini söyledi ve bunun bir
kanıtı olarak da gelecek cuma günü Merripit Köşkü’nde yemeğe
davet edilmiştik.
“Şimdi deli demiyorum artık.” dedi Sir Henry. “Bu sabah
üstüme doğru gelirken, gözlerinin ifadesini unutamam ama
öyle nazik özür diledi ki.”
“Davranışı hakkında bir açıklamada bulundu mu?”
“Hayattaki her şeyinin kız kardeşi olduğunu söylüyor. Değerini
anlaması hoşuma gidiyor. Hep birlikte yaşamışlar, dediğine göre
çok yalnız bir adammış, kız kardeşinden başka kimsesi yokmuş.
Onu kaybetmenin düşüncesi bile çok dehşet verici bir olay-
mış. Benim ona bağlandığımı önceleri anlamamış ama bunu
görünce ve kız kardeşinin elinden alınabileceğinin farkına varın-
97
97

