Page 27 - 9789753811705
P. 27
durduran düzeni, galaksilerin fizik sırrından daha çetin bir hesabın temsilcisidir.
Daha önemlisi, kalb kendini kendi minik beyinleri ile idare eder. Yani kalbin bizzat içinde minik iki beyin vardır. Kalp dokusu; kas
dokusu ile sinir dokusunun akıl almaz bir birleşimidir.
Kalbin, merkezî sinir sisteminden gelen kompüter hesap raporları, kalbin minik beyinlerine yansıdığı gibi; kalpten de özellikle
duygusal tembihler bitkisel sinir merkezlerine gider. Bu biyolojik gerçek fevkalâde önemlidir.
Son yıllarda, insan vücudunda üç ayrı sinir sistemi varlığının kabul zorunluluğu; kalbin bu faaliyetine cevap bulmak için seçil-
miştir. Bu noktayı biraz açıklamak istiyorum:
İnsanın sinir sistemi üç ayrı boyutta farklı sistemleri temsil etmektedir:
1) Merkezî ve iradî sinir sistemi: «Kışır» dediğimiz, beynin üst bölümleri olan bu sistem; hareket ve duyu (acı, sıcak, soğuk vs.)
faaliyetlerini temsil eder.
2) Bitkisel sinir sistemi: Merkezi kısmen beynin alt kısmında, kısmen vücudun çeşitli bölgelerinde (sinir ganglionları) bulunan ve
de organları yöneten sistemimiz.
3) Özellikle Rus fizyoloji âlimlerinin kabul ettiği, merkezi, göğüs boşluğunda ya da kalbin minik beyinciklerinde olan duygusal sinir
sistemi: Bu sistem çok yanlı ve karışık bir sistemdir. Bir yandan boyunda yıldız ganglionu yoluyla duyu sistemini kontrol eder (göz,
kulak), bir yandan da hipotalamus aracılığı ile hormonal sistemi kontrol eder.
Bazı bilim adamları, bu sistemi, bitkisel sinir sisteminin bir parçası kabul ederler. Bu farklı görüş önemli değildir. Çünkü, önemli
olan, kalpten gelen tembihlerin yıldız ganglionları aracılığı ile hipotalamusa ya da duyu organlarına yansımasıdır.
Üçüncü maddede açıklamaya çalıştığımız sinirsel faaliyetlerin mânâsı nedir, bilir misiniz? Göz, kulak gibi duyu organlarıyla,
merkezî sinir sistemi ve idrakte; kalbin etkinliğinin bilimsel olarak kabulüdür.
Çok dıştan bir örnekle, bu biyolojik sonucu tanıtmak istiyorum:
Çok duygusal bir olay seyredince; önce kalp bölgesinde bir sıcaklık, sonra gözlerinizde yaş hissedersiniz.
Bu seramoni, duygusal tembihlerin, kalp çevresinden yaydığı etkilerin, boyundaki bitkisel sinir sistemi ganglionları aracılığı ile
gözyaşı bezlerini kontrol ettiğini gösteriyor. Daha iç planda bir örnek alırsak: bir şeyi dinlerken, ya da seyrederken duygu tarzımızın,
görüntü ve sese yansıması olayıdır. Sevgi dolu gözlerle baktığımız zaman gördüğümüz şeyler; nefretle aynı eşyaya baktığımız
zaman gördüklerimizin aynı mıdır? Olay işitme duyumuzda da aynı sonucu verir. Sevgi dolu bir anınızda önceden dinlediğiniz bir
sesi, bir kez daha dinleyin bakalım aynı mı?
Kulağın net duyuşu, gözün net görüşü; bir anlamda olayın fiziği, ancak kalbe ait olan sinirsel müdahalenin âhengiyle yürür.
Nitekim, heyecanlı, üzüntülü ve korkulu hâllerde, görüntü ve sesi net olarak alamadığımızı hepimiz çok iyi biliriz. Şimdi buraya
bir kocaman nokta koyalım. Kalbin maddesel yapısına tekrar dönelim:
Kalbin maddesinde akıl almaz ilâhî ihtişamı sergileyen bir olayı anlatmak istiyorum: Kalbin kapakları!
a) Karıncıklarla kulakçıklar arasındaki hârika kapaklar (Mitral): Kalbin bu iki bölümü arasında, kalbin iç zarından başlayan mi-
nik kas köprüleri bir sistem oluşturur. Bu sistem sonradan düzleşerek, iki tarafa açılan bir köprü gibi, kalbin iki bölümünü birbirine
bağlar. Köprü ayakları, kalbin kompüter sistemine bağlanan elektronik köprü açıcıları gibidir. Bu kapaklar, kalp kanı pompalarken
kapanır; vücuttan kan dönerken açılır. Köprü ayakları şeklindeki bu hârika sütunlar perde farbalasına benzer. Kalp kasına öyle nok-
talardan tutulmuştur ki, kalp büzüşüp genişlerken bu perde ayaklar mikron mikron çekilir. Kan, kalbin önünde beklemeden yoluna
devam eder. Kalp kasında meydana gelen kasılma dalgaları, köprü ayağı vazifesi gören bu minik kaslarla aynı matematik ahenk
içinde yayılır. Kral saraylarının eşsiz süslü perdelerini andıran bu muhteşem manzara; âdeta onların matematik ve fizik zekâlarını
sergilemektedir. Kalp pompalamaya başlayınca, bu perdeler, ilâhî bir seramoni ile bahçelerini kapatmakta; kan, bir başka perdeden
aortun açılan noktalarından vücudun engin dünyalarına hayat götürmektedir.
b) Kalbin en ihtişamlı noktalarından birisi, kanı vücuda salıveren aort kapaklarıdır: Üç perdeden kurulu köprü şeklindeki bu kapak
düzeni açılırken, belli noktalardan çift sistemli geçişler verir. Kalp, hayatı hücrelere yansıtacağı zaman gerilerek bir pompa hareketi
yapar; bu sırada diğer kapaklar kapanır ve aort kapağının perdelerinin ayaklarında bin bir titreşim hareketi yayılır. Bu hareketler
dalga dalga kalp karıncığının üst kısmında haşyetle şahlanır, hayat perdeleri açılır ve kan vücuda dağılır. Bu köprü ayaklarına
benzettiğimiz perdeler «papiller kas» dediğimiz minicik tellerden oluşmuştur. Bu küçük kaslar, inceliklerine rağmen vücudun en
güçlü çekme hareketi yapan kaslarıdır. Bu kasların çalışması sırasında, sinirlerden iletilen elektriksel kumanda ile, kalp kasılma-
sının fevkalâde senkron olması gerekir. Bunu sağlamak için, kalbin her mikron karesinde elektrik dağılımı ve yayılımının; ventrikül
kasıyla birlikte, bu papiller kaslarda da aynı âhenkte yürümesi gerekir. Aksi takdirde, kanı basan kuvvetler topluluğu ile aortu açan
bu papiller kasların senkron bozukluğu kanı tekrar geri döndürür ve hayat sönüverir.
Allah, kalbin yalnız kapaklarında yarattığı bu muhteşem biyolojik esrarla evrenin bu hârika varlığına dikkatimizi çekiyor.
Şimdi kalbin duygusal yönlerini dıştan içe doğru ana çizgiler hâlinde özetleyeceğim:
1) İç sıkıntısı: Ya o andaki bir hadisenin ilerdeki menfi yanını sezmekten veya geleceğe ait bir olayın sezilmesinden doğabilir.
Hemen hemen insanların hepsinde bu sıkıntıyı görebiliriz.

