Page 51 - 9789753811705
P. 51
III - ÂDEM’İN YARATILIŞI BÖLÜMÜ
Âyet 30: Rabbin meleklere «Ben yeryüzünde bir halife var edeceğim» dediği zaman melekler «Orada fesat çıkaracak,
kanlar dökecek bir mahlûk mu yaratacaksın; biz hamdinle tesbih ve seni takdis edip dururken?» dediler. «Her hâlde ben
sizin bilemeyeceğiniz şeyleri bilirim» buyurdu.
Âyet 31: Ve Âdem’e bütün isimleri öğretti. Sonra eşyayı (âlemleri) meleklere gösterip «Haydi, davanızda sadıksanız
bana şunları haber verin.» buyurdu.
Âyet 32: (Melekler cevap verdi) «Yâ Rabbi subhânsın. Bizler için senin bize bildirdiğinden başka ilim ne mümkün! O
alîm ve hakîm şüphesiz sensin» dediler.
Âyet 33: Allah: «Ey Âdem, bunlara, onları isimleriyle haber ver» buyurdu. Âdem onlara isimleriyle haber verince (Alah),
«Ben size semavat ve arzın gaybını bilirim demedim mi? Ve neyi gizlediğinizi ve açıkladığınızı da bilirim» (dedi).
Âyet 34: O vakit meleklere «Âdem için secde edin» dedik, derhâl secde ettiler. Ancak iblis dayattı, kibrine yediremedi.
Zaten kâfirlerdendi.
Âyet 35: Ve dedik ki «Yâ Âdem! Sen ve eşin cenneti mesken edinin. İkiniz de dilediğiniz yerde bol bol yiyin. Fakat şu
ağaca yaklaşmayın ki; haddini aşan zâlimlerden olmayasınız.»
Âyet 36: Bunun üzerine, şeytan onları oradan kaydırdı. İkisini de bulundukları naz-u naîmden çıkardı. Bizde «Haydi»
dedik, «bâzınız bâzılarınıza düşman olarak inin. Ve size yerde bir zamana kadar bir karar var, bir nasip var.»
Âyet 37: Derken Âdem Rabbinden bir takım kelimeler telakki etti, yalvardı. O da tövbesini kabul etti. Yine ona baktı.
Gerçek tevvab, işte Rahim O’dur.
Âyet 38: Dedik: «Oradan hepiniz inin. Sonra benden size ne zaman hidayetçi gelir de, kim hidayetçimin izinden giderse,
onlara bir korku yoktur ve onlar mahzun olmayacaktır.»
Âyet 39: Küfre saplananlar ve âyetlerimize «Yalan» diyenler ise; işte bunlar ateş arkadaşlarıdır. Onlar orada muhalled
kalacaklardır.
Bu âyetler topluluğunda, Âdem’in yaratılışı ve cennetten arza inişi açıklanacaktır.
Bu bahsin önemi, dünyadan önceki hafıza bandımızı hatırlatmasıdır.
İnsanlar genellikle kendileri için çok önemli olan dünya hayatının temel ilkesini bilmezler. Bu âyetler gurubunda bu konuda pek
önemli mesajlar vardır.
Âyetlerin başındaki 26’ncı âyet, örneklerin ilâhî mesaj niteliğini dile getiriyor. Eğer insanlar iman sahibi iseler, ilâhî mesajlardan
pek büyük gerçekleri öğrenirler.
Ayrıca bu âyetler gurubunda şeytan ve meleklerle ilgili fevkalâde önemli açıklamalar vardır.
Yine bu âyet gurubunda insanın hilkat talosundaki yerine açıklık getirilmektedir. Bu âyetler gurubunu iyice öğrenince:
İnsanın, din konusunda neden zorunlu itaatlara tâbi olduğunu daha iyi anlayacağız.
Bizim bu âyet gurubunun yorumunda seçtiğimiz metod oldukça farklıdır. Bir yandan Kur’an’ın bu konu ile ilgili âyetlerine ilgi ku-
racağız. Bir yandan da hâfıza bandlarımıza ışık tutan İslâm yücelerinin mânâ ilminden sunduğu bilgileri aktaracağız.
Ayrıca, evrenin bazı âlemlerini de, kısaca da olsa bu âyetler vesilesiyle tanıyacağız.
Ancak okuyucularımdan ricam, bu bölümü okurken hâfıza bantlarını zorlayarak hepimizin dünyaya iniş emrini hatırlamaya ça-
lışmalarıdır.
Âyet 30: «Rabbin meleklere ‘Ben yeryüzünde bir halife var edeceğim’ dediği zaman melekler ‘Orada fesat çıkaracak,
kanlar dökecek bir mahlûk mu yaratacaksın; biz hamdinle tesbih ve seni takdis edip dururken?’ dediler. ‘Her hâlde ben
sizin bilemeyeceğiniz şeyleri bilirim’ buyurdu.»

