Page 102 -
P. 102

Sherlock Holmes
                          Sherlock Holmes
           yapabilirdik? Aldık, besledik, baktık. Sonra siz geldiniz efen-
           dim, kardeşim kargaşalık yatışıncaya kadar bozkırda kalmayı
           daha uygun gördü ve orada gizlendi. Ama iki gece de bir, orada
           olup olmadığını anlamak için, mum tutuyorduk, onun ışığını
           görünce de, kocam biraz yiyecek götürüyordu. Her gün, ah
           bir gitse diyorduk ama o orada oldukça onu açlığa mahkûm
           edemezdik. Bütün gerçek bu, ben namuslu ve saygılı bir kadı-
           nım. Ortada bir suç varsa, o suç kocamın değil benim. O tüm
           bunları benim hatırım için yaptı.”
              Kadının sözlerini inandırıcı bir ciddilikle söylemişti.
              “Doğru mu Barrymore?”
              “Evet Sir Henry, hepsi doğru.”
              “Karına yardım ettiğin için seni suçlayamam. Söylediklerimi
           unut. Şimdi odanıza gidin, yarın sabah bu işi daha etraflı konu-
           şuruz.”
              Gittiklerinde tekrar dışarı baktık, Sir Henry pencereyi açın-
           ca soğuk gece rüzgârı, yüzümüze kırbaç gibi çarptı. Uzakta,
           karanlıkta sarı ışık noktası hâlâ parlıyordu.
              “Bakıyorum, çok kurnaz.” dedi Sir Henry.
              “Sadece buradan görülebilecek şekilde yerleştirilmiş olsa
           gerek.”
              “Olabilir. Ne kadar uzak dersin?”
              “Dik kayanın yanında olmalı.”
              “Bir iki kilometre kadar.”
              “Olsa olsa o kadar.”
              “Barrymore yemek götürdüğüne göre, fazla uzak olmasa
           gerek. Watson, ben gidip adamı yakalayacağım.”
              Aynı düşünce benim kafamdan da geçmişti. Barrymorelar
           bize sır vermemişlerdi. Biz zorla almıştık ağızlarından. Adam
           o çevrede oturanlar için büyük tehlikeydi, affedilecek, acınacak
           tarafı olmayan, ıslah olmaz caninin biriydi. Yakalayıp, adalete


            102
            102
   97   98   99   100   101   102   103   104   105   106   107