Page 99 -
P. 99

.     ..    .
                                                     -
                     baskerville'lerin kopegi
                     basker
                                               opegi
                               ville'lerin k
           ça kapıyı açtı ve izlemeye başladık. Adam balkonu geçmişti
           bile, koridor karanlıktı. Öteki kanada varıncaya kadar sessizce
           ilerledik. Uzun boylu kara sakallı, omuzları kalkık bir adamın
           ayak uçlarına basa basa ilerlediğini gördük. Daha önce yaptığı
           gibi odaya girdi, mumun ışığı karanlıkta onu çerçeveliyordu
           ve koridorun karanlığına bir tek sarı ışık demeti düşürüyor-
           du. Adımlarımızı yavaşça atarak, çevreyi kontrol ederek, dik-
           katle ilerledik. Ayakkabılarımızı çıkarmıştık ama eski tahtalar
           her adım atışta hafifçe gıcırdıyordu. Heyecandan nefes almaya
           bile çekiniyorduk. Her an, fark edilmekten korkuyorduk. Adam
           iyi ki sağırdı, kendini tamamen işine vermişti. Sonunda kapıya
           varıp içeri göz attık, tam iki gece önceki gibi, mum elinde, pen-
           cerenin önüne oturmuş, dikkatle dışarıya bakıyordu.
              Bu olayla ilgili herhangi bir plan hazırlamamıştık ama Sir
           Henry doğrudan iş görmeyi seviyordu. Odaya girdi, Barrymore
           bir hayret çığlığı atarak, benzi atmış bir şekilde tir tir titreyerek,
           olduğu yerde kala kaldı. Yüzünün beyaz maskesinden parlayan
           kara gözlerinin, Sir Henry’den bana çevrilince dehşet ve şaş-
           kınlıkla dolu olduğunu gördüm.
              “Ne yapıyorsun burada Barrymore?”
              “Hiç efendim.”
              Öyle telaş içindeydi ki konuşamıyordu, elindeki mumun
           titrek ışığı, gölgeleri bir aşağı bir yukarı kaldırıp indiriyor-
           du. “Pencereye baktım efendim. Her gece dolaşır bakarım,
           iyice kapalı mı diye.”
              “İkinci kattaki pencerelere de mi?”
              “Evet efendim, bütün pencerelere.”
              “Bak Barrymore.” dedi Sir Henry ters ters. “Senden gerçeği
           öğrenmeye karar verdik, şimdi söylemen senin için daha iyi
           olur. Haydi, yalanları bırak! Söyle ne yapıyordun pencerede?”
              Adam çaresiz bize bakıyordu, şüphe ve umutsuzluğun son
           noktasına varmış gibi ellerini birbirinin içinde sıkıp duruyordu.

                                                              99
                                                              99
   94   95   96   97   98   99   100   101   102   103   104