Page 165 -
P. 165

.     ..    .
                                                     -
                     baskerville'lerin kopegi
                     basker    ville'lerin k   opegi
              Sir Henry düştüğü yerde hareketsiz yatıyordu, gömleği-
           nin önünü yırttık, Holmes yara izi olmadığını ve yardımın
           tam zamanında yetiştiğini görünce rahatlayarak, derin bir
           nefes aldı. Dostumuzun göz kapakları oynamaya başlamıştı
           bile kalkmak için hafifçe doğruldu. Lestrade, konyak şişesini
           Sir Henry’nin dişlerinin arasına sıkıştırdı; korku içinde iki göz
           bize bakıyordu.
              “Tanrım!” diye fısıldadı. “Neydi o? Tanrı aşkına söyleyin
           neydi o?”
              “Her neyse, öldü artık.” dedi Holmes. “Aileye musallat olan
           hayaleti öldürdük artık.”
              Kocaman, güçlü kuvvetli yaratık, önümüzde yatıyor-
           du. Korkunç, vahşi ve küçük bir aslan kadar iri, melez bir köpekti
           bu. Ölümün getirdiği hareketsiz kaskatı duruşunda bile, koca
           ağzından mavimsi bir alev fışkırtıyor gibiydi. Parıldayan ağzına
           elimi sürdüm, çekince baktım, benim parmaklarım da parlı-
           yordu.
              “Fosfor.” dedim.
              “Çok iyi hazırlanmış bir karışım.” dedi Holmes, ölü hayvanı
           koklayarak. “Bu koku alma gücüne karşı koyabilecek başka
           hiçbir güç olamaz. Bu korkuyu geçirmenize neden olduğumuz
           için çok özür dileriz, Sir Henry. Köpek olduğunu biliyorduk
           ama beklediğimiz bu çeşit bir yaratık değildi. Sis de zaman
           bırakmadı bize.”
              “Hayatımı kurtardınız.”
              “Ama önce tehlikeye soktuk. Ayağa kalkabilecek misiniz?”
              “Şu konyaktan bir yudum daha verin, sonra her şeye hazırım.
           Tamam. Elimden tutun lütfen. Şimdi ne yapacaksınız?”
              “Sizi burada bırakacağız. Bu gece başka maceralara atılma-
           ya hazır değilsiniz. Biraz beklerseniz, birimizden biri sizinle
           birlikte Hall’e gider.”

                                                              165
                                                              165
   160   161   162   163   164   165   166   167   168   169   170