Page 272 - 9789752600171
P. 272

INDIRECT SPEECH          274


          “You ought to/should drive your car slowly,” said Ann.
          Ann advised me to drive my car slowly.
          (Ann arabamı yavaşça kullanmamı tavsiye etti.)

          Could

           Gücü yetebilme (ability) anlamında:

          -Şu an „yapabilme‟ belirtiyorsa değişikliğe uğramadan aktarılır:

          “I couldn’t solve the problem,” said Mary.
          Mary said (that) she couldn’t solve  the problem.
          (Mary problemi çözemediğini söyledi.)


          -Gelecek zamana dair „yapabilme‟ belirtiyorsa değişikliğe uğramadan aktarılır veya yerine
          would be able to kullanılabilir:


          “I could visit you tomorrow,”  she said.
          She said (that) she could/would be able to visit me the next/following day.
          (Beni yarın ziyaret edebileceğini söyledi.)


           Type-2 koşul cümleciklerinde de could değişikliğe uğramadan aktarılır:

          “If I had enough money  , I could lend you some,” said Ann.
          Ann said that if she had enough money, she could lend me some.
          (Ann yeterli parası olsaydı, bana biraz ödünç verebileceğini söyledi.)


           İzin için kullanıldığında :

          -Type-2 koşul cümleciklerinde could değişikliğe uğramadan aktarılır:
          “If I did my homework I could go out,” said Peter.
          Peter said that if he did his homework he could go out.
          (Peter ödevini bitirirse dışarı çıkabileceğini söyledi.)


          -Could  geçmişte  izin  belirtiyorsa  değişikliğe  uğramadan aktarılır  ya da yerine was/were
          allowed to veya had been allowed to kullanılabilir:


          She said, “In my childhood, I could play outside as long as I liked”
          She said that in her childhood she could / was allowed  to        play outside...
                                                                            had been allowed to
   267   268   269   270   271   272   273   274   275   276   277